Sosyal Hakemlik

Hakemlik nedir?

Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlük’e göre “hakem” kelimesi şu şekillerde anlamlandırılmaktadır:

  1. Tarafların aralarındaki anlaşmazlığı çözmek için yetkili olarak seçtikleri ve üzerinde anlaştıkları kişi, yargıcı.
  2. Belirli bir konudan iyi anlayan kimse.
  3. Seçme ve karar verme yetkisi bulunan kimse.
  4. Karşılaşmaları, yarışmaları kurallara uygun ve yansız olarak yöneten kimse

Tanımlara bakarak hakemden, hakemlik yapandan beklenen nitelikleri de şöyle sıralamamız mümkündür:

  1. Tarafların mutabakatla seçip yetki verdikleri kişi olmalı,
  2. Anlaşmazlık konuları ve konunun bağlı olabileceği çeşitli başka konularla ilgili bilgi sahibi olmalı,
  3. Aldığı yetkiyi açık ve net olarak kullanabilmeli,
  4. Adil ve tarafsız olmalı,
  5. Gayrı ahlaki hareketlerde bulunmamalı ve tarafların güvenini yitirmemeli,

Hakemlik ile ilgili benzer mekanizmalar nelerdir?

Bu konuda son yıllarda ülkemizde bazı düzenlemeler hayata geçirilmiş olup şu kavramlar mutlaka duymuşsunuzdur:

  1. Arabuluculuk : Özel hukuk davalarında mahkemeye gitmeden çözüm üretmeyi amaçlayarak görev yapan hukuk profesyonelleri ile yürütülür. Ayrıntılı bilgi için buraya tıklayabilirsiniz…
  2. Uzlaştırmacılık : Ceza davalarında mahkemeye gitmeden çözüm üretmeyi amaçlayarak görev yapan belli şartlarla eğitim almış kişiler ile yürütülür. Ayrıntılı bilgi için buraya tıklayabilirsiniz…
  3. Ombudsmanlık : Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından yürütülen ve vatandaş-kamu arasındaki uyuşmazlıklarda, şikayete bağlı olarak çalışır. Ayrıntılı bilgi için buraya tıklayabilirsiniz..
  4. Aile Hakemliği : Bu kavram, işlev olarak yalnızca eşler arasındaki sorunların boşanmaya sebep olabilecek olması durumuna karşın bazı aile büyüklerinin ara bulması çerçevesinde, daha çok da dini olarak kullanılmaktadır.
  5. Tahkim : Çeşitli ticari konularda çözümler üretmek için, tarafların yargıya başvurmadan sorunlarının çözülmesini sağlamak amacıyla oluşturulan ve tarafların, vereceği hükme razı olduğu organizasyonlardır. Örneğin Futbol Tahkim Kurulu, Sigorta Tahkim Kurulu…gibi.

Hakemlik sistemi nasıl işler?

Yukarıda görüldüğü üzere şahıslar-şahıslar, şahıslar-kurumlar arasında, çeşitli konularda mahkemeye gitmeden çözüm ortaya koyabilmek için bir kısım yasal düzenlemeler yaplarak yeni yapılar oluşturulmuştur. Bu yapıların işlemesi bir kısım prosedür mecbur tutulmuştur. Prosedürlerin gerekleri, kurumların işlevleri ve başarıları ilgili merciler tarafından kontrol edilip, düzenleniyordur. Yani orada yasal ve rutin süreçler işlemektedir. Bu sebeple hakemliğin bunlarla kıyaslanması, alternatiflendirilmesi mümkün değildir.

Benim “sosyal hakemlik” olarak adlandırdığım işlevi kısaca şöyle açıklayabiliriz:

Eski filmlerde hatırlarsınız; mahalleli, aralarındaki anlaşmazlıklarda hatta kavgalarda, ayrılıklarda, memnuniyetsizliklerde, küslüklerde… karakoldaki komisere, muhtara, imama başvurup bir karar vermesini isterler, o karara “memnun olsalar da olmasalar da” uyarak konuyu kapatırlardı.

Sadece filmlerde değil, eskiler bilir, gerçek hayatta da bu mekanizma işler ve kabul görürdü. Daha özel veya ailevi konularda ise halen daha tarafların kabul ettiği “aile büyükleri” bu tür görevleri yürütmektedir. Ayrılmayı düşünen eşlerin, miras kavgası yapan kardeşlerin arasına hukuk girmeden hakemler girmektedir.

Yakın çevreden hakemler sevgi ve saygı çerçevesinde iyi seçenekler olsa da her zaman yüz yüze bakılacak olması veya bir tarafa daha yakın olmaları sebebiyle tatmin edici sonuçlar elde edemeyebilmektedirler. Örneğin eşlerin cinsel sorunlarıyla tetiklenen sorunlar bu kişilere tam ve doğru açıklanamamakta; aynı evde yaşanan kayınvalide ile olan sürtüşmeler, yarın yine yüz yüze bakılacağı için dile getirilmemektedir.

Ayrıca hukuk sistemimizin hantallığı bir yana, her şeyin resmi olarak kayıt altına alınarak aleni hale getiriliyor olması, mahremiyetin ortadan kalkabiliyor olması, her zaman olmasa da bazen yasal olanın ahlaki olmayabilmesi durumları da alternatif bir şekilde “hakemlik” sistemine gerek duyulduğunun göstergesidir.


Hakem Olarak Ne yapıyorum?

Öncelikle beklentim tarafların mutabakatla başvuru yapması. Zira “şeriatın kestiği parmak acımaz” yaklaşımına uygun olarak tarafların, sonuca ilişkin teslimiyeti ve tarafsızlığa olan güveni önemlidir. Aksi durumda zaten ortaya bir sonuç koyulmuş olmaz, muhatap kabul edilmeyen kişinin sözü hükümsüzdür.

İnsanlar pek çok durumda yalnızca haklı-haksız ayrımı için mahkemeye, psikoloğa veya bir otoriteye başvurmaktadır. Bu mercilerdeki başvuru sistemleri ise belli kanun ve etik kurallar çerçevesinde yürütülmekte, bazen de ister istemez “insan” unsurları yok sayılmaktadır. Daha önce de dediğimiz gibi “yasal olması doğru olduğu anlamına gelmeyebilir”.

Hakemlik çerçevesinde, mutabık olarak yapılan başvuranlara şu taahhütlerde bulunuyorum. Bunlar aynı zamanda işin prensipleri ve gerekleridir:

  • Taraflardan hiç birine yakın olunmaz.
  • Taraflarla, anlaşmazlık konusu dışındaki konular görüşülmez.
  • Taraflar, hakemlikle ilgili konu tamamlanmadıkça hakemden veya bağlı olduğu kurumdan başka bir hizmet alamazlar.
  • Standart ücretin dışında herhangi bir ek ücret, masraf talep edilmez
  • Ne hakemlik sürecinde ne sonrasında, ücret dışında hediye, ödül…vs kabul edilmez.
  • Taraflarla ikili ilişki kurulmaz, dışarıda karşılaşılsa dahi tanışıklık gösterilmez.
  • Taraflar, aynı zamanda hukuk danışmanları ile çalışabilir, yasal dava süreçleri devam edebilir. Hakemlik bunlara müdahil olmaz.
  • Tarafların mahremiyeti korunur, yasal temsilcilerine dahi bilgi verilmez.
  • Taraflar, hakem görüşmelerine kendileri gelir, yasal temsilci göndermezler. Tarafların kendileri dışında muhatap, temsilci, ricacı…vs kabul edilmez.
  • Hakem, konuyla ilgili dosya tutmaz. Tarafların izniyle, mahremiyet haklarını gözetecek şekilde kendisi için not tutabilir ancak vaka bitiminde notlar imha edilir.
  • Hakemliğe başvuru gönüllü olarak taraflarca yapılır. Hakem kimseyi yaptırımlarla ilgili zorlayamaz. Taraflar istemedikleri taktirde verilen hükme uymamakta serbesttir.
  • Hakem, yaptırım gücü olmadığı gibi sorumlu ve yükümlü de değildir. Konu ile ilgili olarak taraf olmaz, şahit olarak gösterilemez; uyuşmazlık konusuyla ilgili kararından memnun olunmadığı için dava edilemez.
  • Taraflar, rızalarıyla gelir rızalarıyla giderler. Sonuç elde edilmesi tamamen tarafların inisiyatifindedir.
  • Hakem, kanaatinin oluşması için gerektiğinde belge, şahit, kanıt, dayanak isteyebilir. Taraflar bunları sunabilir veya sunmayabilir.
  • Hakem, oluşan “insani” kanaatini ve buna karşılık adil olacağını düşündüğü yaptırımsal taleplerini taraflara sunar. Taraflar, bu yaptırımlara uyup uymamakta serbesttirler.
  • Zaten mutabık olarak başvuran tarafların kabul etmesi durumunda hakemlik süreci başında, karara uymayana uygulanmak üzere bir nakdi ceza yaptırımı belirlenebilir.
  • Özel bir durum olmadığı sürece, tüm süreç 5 iş gününde bitecek şekilde planlanır.